Kırk Hadis Şerhi:5 Tevhidin Derinlikleri
Varlığın sonsuz ufkunda, harflerin sustuğu, kelâmın katre katre deryaya karıştığı şu kutlu eşikte, ruhun en mahrem feryadı yankılanır dâima. Önsöz Yayıncılık, Kırk Hadis Şerhi serisinin şu nihâyet noktasında, irfan mirâcının zirvesine talip gönüller için “Tevhidin Derinlikleri” ismini taşıyan şu muazzam eseri takdim eder. Şurası bir hakikattir ki; “Bir’de boğulmak, bin’de kaybolmaktan evladır.” Çokluğun gürültüsünde sağırlaşan, kesretin tozunda yolunu şaşıran beşeriyet için şu kitap, tek bir kaynaktan fışkıran mutlak nura açılan muhteşem bir menfez hükmündedir.
Marifetullah, sadece bir bilgi gayrı, kalbin her atışında Hakk’ı müşahede etme sanatıdır. Akıl şu yolda sadece bir rehberdir; lâkin aşk, bizzat yolun kendisidir. İnsan, kendi hakikatine daldığında, aynadaki aksinden vazgeçip mutlak güzelliğe râm olduğunda başlar asıl sefer. Şu eser, bahsi geçen çetin seferin haritasını irfan mürekkebiyle çizer. Tevhid, sadece dilde bir ikrar gayrı, varlık sahrasında Mevlâ’dan
gayrı her ne varsa elin tersiyle itmektir dâima. Görmek istersen mutlak nuru, kırmalısın içindeki şu putları birer birer.
Likaullah, yani Hakk’a kavuşma iştiyakı, ruhun asıl vatanına duyduğu sonsuz hasrettir. Gurbetteki can, ney misali inler durur vuslat hayaliyle. Şu dünya hânında her neye nazar etsek, aslında asıl sevgiliden bir nişânedir her zerre. Çiçeğin kokusunda, rüzgârın fısıltısında, gecenin sükûtunda hep Şu Vâhid-i Ehad’in fısıltısı duyulur her vakit. Kavuşmak dileyen can, evvela kendinden vazgeçmelidir. “Ben” diyen, Hakk’a giden yolu kendi elleriyle kapatır. “Sen” diyerek başlayan her cümle, arştaki mutlak hakikate bir adım daha yaklaştırır kulu her zaman.
Varlığın sonsuz ufkunda, harflerin sustuğu, kelâmın katre katre deryaya karıştığı şu kutlu eşikte, ruhun en mahrem feryadı yankılanır dâima. Önsöz Yayıncılık, Kırk Hadis Şerhi serisinin şu nihâyet noktasında, irfan mirâcının zirvesine talip gönüller için “Tevhidin Derinlikleri” ismini taşıyan şu muazzam eseri takdim eder. Şurası bir hakikattir ki; “Bir’de boğulmak, bin’de kaybolmaktan evladır.” Çokluğun gürültüsünde sağırlaşan, kesretin tozunda yolunu şaşıran beşeriyet için şu kitap, tek bir kaynaktan fışkıran mutlak nura açılan muhteşem bir menfez hükmündedir.
Marifetullah, sadece bir bilgi gayrı, kalbin her atışında Hakk’ı müşahede etme sanatıdır. Akıl şu yolda sadece bir rehberdir; lâkin aşk, bizzat yolun kendisidir. İnsan, kendi hakikatine daldığında, aynadaki aksinden vazgeçip mutlak güzelliğe râm olduğunda başlar asıl sefer. Şu eser, bahsi geçen çetin seferin haritasını irfan mürekkebiyle çizer. Tevhid, sadece dilde bir ikrar gayrı, varlık sahrasında Mevlâ’dan
gayrı her ne varsa elin tersiyle itmektir dâima. Görmek istersen mutlak nuru, kırmalısın içindeki şu putları birer birer.
Likaullah, yani Hakk’a kavuşma iştiyakı, ruhun asıl vatanına duyduğu sonsuz hasrettir. Gurbetteki can, ney misali inler durur vuslat hayaliyle. Şu dünya hânında her neye nazar etsek, aslında asıl sevgiliden bir nişânedir her zerre. Çiçeğin kokusunda, rüzgârın fısıltısında, gecenin sükûtunda hep Şu Vâhid-i Ehad’in fısıltısı duyulur her vakit. Kavuşmak dileyen can, evvela kendinden vazgeçmelidir. “Ben” diyen, Hakk’a giden yolu kendi elleriyle kapatır. “Sen” diyerek başlayan her cümle, arştaki mutlak hakikate bir adım daha yaklaştırır kulu her zaman.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 143,00 | 143,00 |