Bu soru, yüzyıllardır yeryüzünün göğsünde ağır bir tortu gibi duruyor. Üzerine ciltlerce kitap yazıldı, kürsülerden büyük sözler söylendi, laboratuvarlarda hücrelerine kadar ayrıştırıldı. Ama yine de o büyük boşluk dolmadı. İnsan; eksilen, eksildikçe tamamlanmaya çalışan, tamamlandığını sandığı anda yeniden parçalanan bir bilmece. Belki de bir ağrıdır insan. Göğüs kafesine sığmayan, zamanın ötesine taşmak isteyen, bir yanı balçık, bir yanı yıldız tozu olan o garip varlık.
Bizler, Önsöz Yayıncılık olarak, elinizde tuttuğunuz bu eseri yayına hazırlarken sadece bir “kitap” basmadık. Bir arayışa, bir sızıya, bir uyanış çabasına ortak olmak istedik. Murtaza Mutahharî’nin “Kur’an’da İnsan- İman ve Ahiret” adlı bu eseri, tozlu rafların arasından yükselen akademik bir ses değil; bugünün yorgun, yönsüz ve anlam arayışında boğulan insanına uzatılan bir eldir. Bir yol arkadaşlığıdır bu. Üstelik tam da ihtiyacımız olan yerden konuşan bir arkadaşlık. Durup bakmalı bazen. Koşuyoruz, ama nereye? Modern dünya bize devasa bir veri yığını sundu. Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay, bilginin kendisi hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Ancak garip bir tezat var ortada: Bilgi arttıkça, hikmet azaldı. Eşyanın atomlarını, galaksilerin uzaklığını, gen haritalarımızın labirentlerini biliyoruz da; kendi kalbimizin en kuytu köşesindeki o ince sızıyı tanımlayamıyoruz.
Bu soru, yüzyıllardır yeryüzünün göğsünde ağır bir tortu gibi duruyor. Üzerine ciltlerce kitap yazıldı, kürsülerden büyük sözler söylendi, laboratuvarlarda hücrelerine kadar ayrıştırıldı. Ama yine de o büyük boşluk dolmadı. İnsan; eksilen, eksildikçe tamamlanmaya çalışan, tamamlandığını sandığı anda yeniden parçalanan bir bilmece. Belki de bir ağrıdır insan. Göğüs kafesine sığmayan, zamanın ötesine taşmak isteyen, bir yanı balçık, bir yanı yıldız tozu olan o garip varlık.
Bizler, Önsöz Yayıncılık olarak, elinizde tuttuğunuz bu eseri yayına hazırlarken sadece bir “kitap” basmadık. Bir arayışa, bir sızıya, bir uyanış çabasına ortak olmak istedik. Murtaza Mutahharî’nin “Kur’an’da İnsan- İman ve Ahiret” adlı bu eseri, tozlu rafların arasından yükselen akademik bir ses değil; bugünün yorgun, yönsüz ve anlam arayışında boğulan insanına uzatılan bir eldir. Bir yol arkadaşlığıdır bu. Üstelik tam da ihtiyacımız olan yerden konuşan bir arkadaşlık. Durup bakmalı bazen. Koşuyoruz, ama nereye? Modern dünya bize devasa bir veri yığını sundu. Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay, bilginin kendisi hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Ancak garip bir tezat var ortada: Bilgi arttıkça, hikmet azaldı. Eşyanın atomlarını, galaksilerin uzaklığını, gen haritalarımızın labirentlerini biliyoruz da; kendi kalbimizin en kuytu köşesindeki o ince sızıyı tanımlayamıyoruz.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 260,00 | 260,00 |