Bu kitap, Mukaddes Erdebîlî'ye nispet edilen Hadîkatü'ş-Şia'nın tasavvufla ilgili kısmını Safevî İran'ında ulemâ otoritesi, devletleşme, Şiileşme ve derviş kültürünün tasfiyasi bağlamında okuyor.
Vahdet-i Vücûd, hulül, ittihâd, keşf, semâ ve İbâhilik gibi kavramların nasıl birer suçlama aracına dönüştüğünü gösteriyor.
Hasan Hüseyin Güneş ve Mehmet Dağlar, Hadîkatü'ş-Şia'yı tasavvufun ne olduğundan çok, tasavvufun bir tehdit olarak nasıl inşa edildiğini anlamak için inceliyor. Eserin sonunda yer alan
tercüme ise okuyucuya bu polemik dili doğrudan kaynak metin üzerinden takip etme imkânı sunuyor.
Bu kitap, Mukaddes Erdebîlî'ye nispet edilen Hadîkatü'ş-Şia'nın tasavvufla ilgili kısmını Safevî İran'ında ulemâ otoritesi, devletleşme, Şiileşme ve derviş kültürünün tasfiyasi bağlamında okuyor.
Vahdet-i Vücûd, hulül, ittihâd, keşf, semâ ve İbâhilik gibi kavramların nasıl birer suçlama aracına dönüştüğünü gösteriyor.
Hasan Hüseyin Güneş ve Mehmet Dağlar, Hadîkatü'ş-Şia'yı tasavvufun ne olduğundan çok, tasavvufun bir tehdit olarak nasıl inşa edildiğini anlamak için inceliyor. Eserin sonunda yer alan
tercüme ise okuyucuya bu polemik dili doğrudan kaynak metin üzerinden takip etme imkânı sunuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 208,00 | 208,00 |