Elinizdeki Vahiy ve Nübüvvet adlı bu eser, Murtazâ Mutahharî’nin düşünce sistematiğinin en güzide örneklerinden biridir. Bu kitapta yazar, vahyin mahiyetini, imkânını ve lüzumunu felsefî bir derinlikle tahlil ederken; nübüvvetin insanlık tarihindeki kurucu rolünü ve hidayet eksenindeki ehemmiyetini sarsıcı bir üslupla ortaya koymaktadır.
Eser, sadece teorik bilgiler sunan kuru bir metin vasfı taşımaz. Okuyucunun zihninde yeni ufuklar açan, inancın rasyonel temellerini muhkem kılan ve kalbi ilâhî hakikatlerin sıcaklığıyla buluşturan bir rehber niteliği arz eder. Mutahharî, vahyi bir “şuur üstü” idrâk biçimi olarak tarif ederken, peygamberin bu süreçteki konumunu beşerî sınırların ötesine taşan ancak beşeriyetle bağını asla koparmayan bir mucize olarak tasvir eder. Vahiy ve Nübüvvet, akıl ile nakil arasındaki kadîm dengeyi yeniden tesis ederken, okuyucuyu aktif bir tefekküre davet eder.
Bu metin içerisinde, nübüvvetin evrenselliği, peygamberlerin getirdiği şeriatların sürekliliği ve kemale eriş süreci, büyük bir titizlikle işlenmiştir. Yazarın sunduğu perspektif, İslâm’ın bir dinden de öte, kâinatı ve insanı kuşatan külli bir bakış açısı olduğunu ispatlar mahiyettedir. Mutahharî’nin ifadesiyle, peygamberler insanlığın öğretmenleri, vahiy ise ebedî kurtuluşun ders kitabıdır. Bu kitabı hakkıyla mütalaa eden her fert, kendisini ve Rabbini tanıma yolunda devasa bir adım atmış sayılacaktır.
Elinizdeki Vahiy ve Nübüvvet adlı bu eser, Murtazâ Mutahharî’nin düşünce sistematiğinin en güzide örneklerinden biridir. Bu kitapta yazar, vahyin mahiyetini, imkânını ve lüzumunu felsefî bir derinlikle tahlil ederken; nübüvvetin insanlık tarihindeki kurucu rolünü ve hidayet eksenindeki ehemmiyetini sarsıcı bir üslupla ortaya koymaktadır.
Eser, sadece teorik bilgiler sunan kuru bir metin vasfı taşımaz. Okuyucunun zihninde yeni ufuklar açan, inancın rasyonel temellerini muhkem kılan ve kalbi ilâhî hakikatlerin sıcaklığıyla buluşturan bir rehber niteliği arz eder. Mutahharî, vahyi bir “şuur üstü” idrâk biçimi olarak tarif ederken, peygamberin bu süreçteki konumunu beşerî sınırların ötesine taşan ancak beşeriyetle bağını asla koparmayan bir mucize olarak tasvir eder. Vahiy ve Nübüvvet, akıl ile nakil arasındaki kadîm dengeyi yeniden tesis ederken, okuyucuyu aktif bir tefekküre davet eder.
Bu metin içerisinde, nübüvvetin evrenselliği, peygamberlerin getirdiği şeriatların sürekliliği ve kemale eriş süreci, büyük bir titizlikle işlenmiştir. Yazarın sunduğu perspektif, İslâm’ın bir dinden de öte, kâinatı ve insanı kuşatan külli bir bakış açısı olduğunu ispatlar mahiyettedir. Mutahharî’nin ifadesiyle, peygamberler insanlığın öğretmenleri, vahiy ise ebedî kurtuluşun ders kitabıdır. Bu kitabı hakkıyla mütalaa eden her fert, kendisini ve Rabbini tanıma yolunda devasa bir adım atmış sayılacaktır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 162,50 | 162,50 |