Avrupa siyaset geleneğindeki Mirror for Princes / Hükümdar Aynaları tarzı eserler ne ise Kâbusnâme de doğu dünyası için odur. Ancak onu benzerlerinden ayıran en temel özellik, iktidarın nasıl elde edileceğinden çok insanın nasıl yaşayacağına, toplumun nasıl ayakta tutulacağına ve devletin hangi ahlâkî temeller üzerinde yükseleceğine odaklanmasıdır. 11. yüzyılda kaleme alınmış bu eser, yalnızca bir nasihatnâme örneği de değildir. Hükümdarlardan devlet adamlarına, âlimlerden tüccarlara kadar geniş bir kesime hitap eden kapsamlı bir hayat ve yönetim rehberidir aynı zamanda. Kadim İran hikmet geleneğinin bir ürünü olan Kâbusnâme, bireysel erdem ile siyasal düzen arasında kopmaz bir bağ kurar. İnsan terbiyesini devlet idaresinin ön şartı sayar. Ahlâkı yalnızca özel hayatın değil, kamusal ve siyasal hayatın da kurucu ilkesi olarak ele alır. Böylece iktidarı ahlâkla sınırlandıran yaklaşımıyla özgün bir yere sahiptir. Yüzyıllarca saraylarda, medreselerde ve ilim meclislerinde okunan Kâbusnâme, insanlık tecrübesinin süzülmüş bilgeliğini taşıyan bir eser olarak, devlet, toplum ve insan üzerine söylenmiş en etkili klasiklerden biri olarak bugün bile okurunu düşünmeye sevk eder.
Avrupa siyaset geleneğindeki Mirror for Princes / Hükümdar Aynaları tarzı eserler ne ise Kâbusnâme de doğu dünyası için odur. Ancak onu benzerlerinden ayıran en temel özellik, iktidarın nasıl elde edileceğinden çok insanın nasıl yaşayacağına, toplumun nasıl ayakta tutulacağına ve devletin hangi ahlâkî temeller üzerinde yükseleceğine odaklanmasıdır. 11. yüzyılda kaleme alınmış bu eser, yalnızca bir nasihatnâme örneği de değildir. Hükümdarlardan devlet adamlarına, âlimlerden tüccarlara kadar geniş bir kesime hitap eden kapsamlı bir hayat ve yönetim rehberidir aynı zamanda. Kadim İran hikmet geleneğinin bir ürünü olan Kâbusnâme, bireysel erdem ile siyasal düzen arasında kopmaz bir bağ kurar. İnsan terbiyesini devlet idaresinin ön şartı sayar. Ahlâkı yalnızca özel hayatın değil, kamusal ve siyasal hayatın da kurucu ilkesi olarak ele alır. Böylece iktidarı ahlâkla sınırlandıran yaklaşımıyla özgün bir yere sahiptir. Yüzyıllarca saraylarda, medreselerde ve ilim meclislerinde okunan Kâbusnâme, insanlık tecrübesinin süzülmüş bilgeliğini taşıyan bir eser olarak, devlet, toplum ve insan üzerine söylenmiş en etkili klasiklerden biri olarak bugün bile okurunu düşünmeye sevk eder.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 351,00 | 351,00 |