Üçüncü Pervane Şehit Ali Rıza Tevessüli’nin Hayatı

“…Onlar çok güçlüler. Bütün emperyalist devletler onlara yardım ediyor, hepsi onların arkasında. Ama biz daha güçlüyüz! Çünkü yüce Allah bizimle! Onların Amerika’sı varsa, bizim de Allah’ımız var, yüceler yücesi Rabbimiz var! Şimdi söyle bakalım, onlar mı daha güçlü, biz mi? Buradan oraya gittiğimizde sadece 22 kişiydik. Suriye ordusunun komutanları bizi gördüklerinde alaya alıp dalga geçtiler. Üstümüze başımıza kılık kıyafetimize bakıp "Buraya amelelik yapmaya mı geldiniz?" dediler. "Hayır, Hz Zeyneb'in, Hz Rukayye’nin türbelerini savunmaya geldik, düşmanla savaşmaya geldik" dedik. Bizi umursamadılar, "Şu sipere yatın, düşman yaklaşırsa ateş edersiniz" dediler. Ebu Hamid "Bunlar bizim savaşabileceğimize inanmıyorlar, kendimizi ispatlamamız gerek" dedi. Birkaç gün sonra silahlı tekfirciler saldırıya geçtiğinde, asker olduğunu iddia eden ve bizi beğenmeyen Suriyeli subaylar siperleri bırakıp kaçtılar. Kılık kıyafetini beğenmedikleri, amele dedikleri biz ise yiğitçe dayanıp siperleri savunduk ve saldırıyı püskürttük. Bir başka gün Ebu Hamid, Suriye ordusunun yetkililerine "İzin verin, ben kendi adamlarımla bir operasyon yapayım" deyince "bu amellerle mi?" diye alaylı bir üslupla sordular. "Evet" diye cevap verdi, "Bu amellerle mi?” dediler. “Evet, bu amelelerle!” dedi.!" Bizim elimizden bir şey gelebileceğine inanmasalar da kabul ettiler. Ebu Hamid haritayı açıp dikkatle inceledikten sonra "Önce keşfe çıkmamız lazım!" dedi. Silahlı saldırganların mevzilerinin yakınlarına kadar gittik, kaç kişi olduklarını, siperlerinin yerini, tank ve zırhlılarının sayısını öğrendikten sonra geriye döndük. Ebu Hamid 15 kişi seçerek "Bunlar yeter" dedi. Düşman mevzilerine doğru ilerledik. Roket ve havanlarla, düşman siperlerini havaya uçurup tanklarını imha ettik, düşman mevzilerini rahatça ele geçirdik ve bir tek şehit bile vermeden zafer kazandık. İşte o zaman Suriye ordusunun komutanları, kendi deyişleriyle "Ameleler" in ve Ebu Hamid’in kim olduğunu anladılar. Ebu Hamid "Biz kendi taburumuzu oluşturmalıyız" dedi ve bunu yaptı da!
Nice azlık topluluklar vardır ki, Allah'ın izniyle çokluk topluluklara galip gelmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir."
“…Onlar çok güçlüler. Bütün emperyalist devletler onlara yardım ediyor, hepsi onların arkasında. Ama biz daha güçlüyüz! Çünkü yüce Allah bizimle! Onların Amerika’sı varsa, bizim de Allah’ımız var, yüceler yücesi Rabbimiz var! Şimdi söyle bakalım, onlar mı daha güçlü, biz mi? Buradan oraya gittiğimizde sadece 22 kişiydik. Suriye ordusunun komutanları bizi gördüklerinde alaya alıp dalga geçtiler. Üstümüze başımıza kılık kıyafetimize bakıp "Buraya amelelik yapmaya mı geldiniz?" dediler. "Hayır, Hz Zeyneb'in, Hz Rukayye’nin türbelerini savunmaya geldik, düşmanla savaşmaya geldik" dedik. Bizi umursamadılar, "Şu sipere yatın, düşman yaklaşırsa ateş edersiniz" dediler. Ebu Hamid "Bunlar bizim savaşabileceğimize inanmıyorlar, kendimizi ispatlamamız gerek" dedi. Birkaç gün sonra silahlı tekfirciler saldırıya geçtiğinde, asker olduğunu iddia eden ve bizi beğenmeyen Suriyeli subaylar siperleri bırakıp kaçtılar. Kılık kıyafetini beğenmedikleri, amele dedikleri biz ise yiğitçe dayanıp siperleri savunduk ve saldırıyı püskürttük. Bir başka gün Ebu Hamid, Suriye ordusunun yetkililerine "İzin verin, ben kendi adamlarımla bir operasyon yapayım" deyince "bu amellerle mi?" diye alaylı bir üslupla sordular. "Evet" diye cevap verdi, "Bu amellerle mi?” dediler. “Evet, bu amelelerle!” dedi.!" Bizim elimizden bir şey gelebileceğine inanmasalar da kabul ettiler. Ebu Hamid haritayı açıp dikkatle inceledikten sonra "Önce keşfe çıkmamız lazım!" dedi. Silahlı saldırganların mevzilerinin yakınlarına kadar gittik, kaç kişi olduklarını, siperlerinin yerini, tank ve zırhlılarının sayısını öğrendikten sonra geriye döndük. Ebu Hamid 15 kişi seçerek "Bunlar yeter" dedi. Düşman mevzilerine doğru ilerledik. Roket ve havanlarla, düşman siperlerini havaya uçurup tanklarını imha ettik, düşman mevzilerini rahatça ele geçirdik ve bir tek şehit bile vermeden zafer kazandık. İşte o zaman Suriye ordusunun komutanları, kendi deyişleriyle "Ameleler" in ve Ebu Hamid’in kim olduğunu anladılar. Ebu Hamid "Biz kendi taburumuzu oluşturmalıyız" dedi ve bunu yaptı da!
Nice azlık topluluklar vardır ki, Allah'ın izniyle çokluk topluluklara galip gelmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir."
Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 162,50 | 162,50 |